29 Kasım 2025 Cumartesi

0 L. J. Shen - Umutsuz Varis (All Saint Lisesi #4)



~~~*~~~
Birini kaybetmek böyledir işte; küçük küçük kayıplar birleşip kocaman bir boşluk oluşturur.
~~~*~~~
 

Bir serinin daha sonuna geldik. All Saints High ya da bizdeki adıyla All Saints Lisesi Serisi'nin 4. ve son kitabı Umutsuz Varis'de okundu ve bitti. Yorumuyla karşınızdayım. 

Aslında severek okuduğum bir seriydi. Her kitabını sevdiğimi hatırlıyorum ki bu kitabı da sevdim. YA türünde olmasına rağmen smut içerik çok vardı içerisinde. Gerçi serinin tamamında vardı bu yüzden bu kitapta da olması absürt bir durum değildi bence. 

Seri 4 kitaptan oluşuyor, karakter serisi ama kurgusal bütünlük açısından sıralı okunması gerekiyor özellikle bu kitap en son okunmalı. Genç Yetişkin (YA) türünde ve spor romans denilebilir de. Karakterlerin yaşları ise henüz 18-19 bu yüzden yetişkin kurguları sevenler için bu karakterleri sevemeyebilirsiniz. 


~~~*~~~
O açmakta olan bir çiçek, bense toprağım. Ama sorun değil çünkü tüm çiçeklerin kökleri toprağa gömülüdür ve ben onu nasıl kesip atacağımı çok iyi biliyorum.
~~~*~~~

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; Bailey ve Lev küçüklükten beri arkadaşlardır. Zaten aileleri de arkadaş olması ve evlerinin karşılıklı olması aralarındaki arkadaşlığı da ilerletir. Lev'in annesi öldüğünde Bailey, ona çok yardımcı olur, kendi toparlamasına ve hayatına devam etmesine çok yardım eder. Bu arkadaşlığın sonucunda iki birbirinden ayrılmaz hale gelirler. Hatta öyle ki çocukluk aşkları büyüdüklerinde de devam eder. Ama Bailey artık liseden mezundur ve bir balerin olmak için eğitim alacağı en iyi okullardan birine kabul edilir ve gider. Lev ise lise sondadır, Bailey'in gidişi onu bir çöküşe soksa da genç kızın önünde durmamak için sesini de çıkarmaz. Tekrar bir araya gelecekleri anı düşünür. Ancak Bailey, bir gün Lev'e aralarındaki bu aşkı sonlandırıp kendi yollarına devam etmelerini söyler. Bu durum her ikisini de zorlasa da içlerindeki kırgınlık, kızgınlık ve hayal kırıklığıyla hayatlarına devam ederler. Bailey ise bu durumda nasıl baş edeceğini bilemez. Hem ağır bale çalışmaları hem dersleri derken kendini soyutlamak için ağrı kesici ilaçlara bağımlı hale getirir. Hatta öyle ki dayanılmaz ağrılarıyla baş etmek için fazla ilaç alınca ölümden döner. Bunun üzerine anne babası olaya el atarak onu okuldan alarak evlerine getirirler. Kızlarının tedavi olup bağımlılığından kurtulmasını hedeflemektedirler. Onun geri geldiğini öğrenen Lev ise, bu durumda hemen soluğu Bailey'i görmede alır. Ama karşısındaki kız onun tanıdığı kız değildir. İçinde bir yerlerde hala orada olsa da Bailey değişmiştir. Lev'in baş etmesi gereken sorunlara Bailey'in bağımlılığı da eklenmiştir. Çünkü aşık olduğu kız geri döndüğü için takıldığı herkesten uzaklaşıp tamamen ona odaklanırken, onun bağımlılığı işleri iyice zorlaştırır. Bir de bağımlılığını destekleyen kişilerin yakınında olması ise her şeyi daha da imkansızlaştırır. Ama Lev'in kaybetme şansı yoktur. Sevdiği kız için savaşacaktır, sonrasında ise ona sahip olacaktır. Bailey içinde durum farklı değildir, bağımlı olmaktan memnun olmasa da vücudundaki ağrılarla baş etmek için buna mecbur kalır. Bir de Lev'in etrafta olması duygularını da karman çorman ettiği için kendini çok büyük duygusal ve fiziksel karmaşa içinde hisseder. Lev ve Bailey'in artık tek şansları vardır. Aşkları ve hayalleri için savaşacaklar ya da birbirlerini tamamen kaybedeceklerdir. 



~~~*~~~
Anlaşılan benim kaderim hayatlarıyla Rus ruleti onayan insanları sevmekti.
~~~*~~~


Yorumumun başında da dediğim gibi karakterlerimizin yaşları henüz küçük. Ben genelde bu yaş ortalamasındaki karakterlerin olduğu kitapları bıraktım ama sevdiğim ve okumaya devam ettiğim yazarlar ya da almış olduğum kitaplarsa okumaya çalışıyorum. Bazıları beni sıkmıyor da... mesela bu kitap. 

Akıcı, sürükleyici ve bir kitaptı. Smut içeriği vardı hatta bence gereksiz bulduğum sahneleri de vardı. Bu konuda küçük bir uyarı olsun da hazırlıklı olarak okuyun ilk defa okuyacaklar. Seriyi bilenler -benim gibi - ne beklemeleri gerektiğini de bilirler diye düşünüyorum. 

Diğer üç kitaptaki karakterleri bu kitapta görmek çok güzeldi. Hepsi artık yetişkin ve ebeveyn olmuşlardı. Bebekleriyle eşleriyle, kendi hayatlarıyla meşgul okumak çok güzeldi. 

Onların arkadaşlıkları, aile ilişkileri, birbirlerini kollamaları ve korumaları çok güzel kurgulanmıştı. Zaten kitaplarda bu durumu çok severek okurum, bu kitapta da hatta bu seride de bunu okumak çok hoşuma gitti. 

Bailey'in balerin olma hevesi, bu yolca çektikleri çok zordu. Hayallerinin peşinden koşmak, onları gerçekleştirmek ve bu uğurda bazı fedakarlıklar yapmak, acılar çekmek gerekir ama kendi hayallerinse... Bailey'e başka hayal kurulmasına izin verilmeden bir paket sunuldu ve ondan buna uyulması istendi gibiydi. Dolayısıyla da genç kızın bu durumla baş etme çabası ve edememesi, psikoloji ve fizyolojik çöküntüye uğraması aslında beklenmedik bir durum değildi. 

Bailey'in ilaç bağımlılığı ve bununla baş ederken neler yaşadığı güzel anlatılmıştı. Duygusal ikilemleri, içinde hep bastırılmış yanları dışa vurması, hep örnek gösterilen biriyken şimdi herkesin bağımlı, kötü kız gibi onu görmesi, insanlar için erişilmez mükemmel bir insan diye anılırken şimdi basit olarak etiketlenmesi aslında düştüğünde ne kadar kolay tekmelendiğini de gösteriyordu. 


~~~*~~~
Seni sevenlerden sır saklamanı isteyen birini asla güvenme.
~~~*~~~


Lev'de benzer durumdaydı. Kendi hayallerinin peşinden gitmek yerine babasının onun için istediği hayali takip etmesi, kendi istekleri konusunda geri planda kalması aslında anne-babaların çocukların hayatlarında ne kadar etkileri olduğunu gösteriyordu. Lev, savaş pilotu olmak isterken babasının ve ağabeyi Knight'in isteği-desteği ile futbol oynaması da buna örnekti. 

Aslında kitap bir yerde çocukların hayal kurması ve kendi hayallerinin peşinden gitmeleri gerekirken başkalarının onlar için biçtiği role bürünüp onların hayallerini yaşamak zorunda bırakılmasını çok güzel anlatmıştı.

Bailey ve Lev'in arkadaşlığı çok tatlıydı. Küçüklüklerinden beri süregelen arkadaşlıkları, birbirlerini tanımaları çok güzeldi. Ama yetişkin bireyler olma yolundayken ise... bu durum daha tutkulu ve aşk dolu bir hal almaya başladığında ise çok daha göze görünmeye ve heyecanlı olmaya başladı. 

Lev'in Bailey'in bağımlılığı konusundaki tutumu, tavırları, koruma içgüdüsü çok güzeldi. Birbirlerini desteklemeleri ve hep yanlarında durma çabaları da güzeldi. 

Onların yanında bir hayalet gibi ikiliye musallat olan Thalia ise tam bir baş belasıydı. Ettiğini de buldu zaten, çok anlatmaya gerek yok. 

Lev'in futboldan arkadaşları, Grim ile olan iletişimi ve hepsinin birbiriyle takılmaları çok iyiydi. 

Lev'in sonunda kendi hayalinin peşinden gitmesi, ailesin ikna etmesi, onların desteğini alması çok güzel anlatılmıştı. Bunun yanı sıra da Bailey'in de rehabilitasyona yatması, ikilinin bir süreliğine birbirleriyle iletişimi kesmeleri de güzel bir detaydı. Ama tabi aşk her zaman kazanıyor değil mi? 😇

Çok uzatmayayım, genel anlamda severek ve keyifle okuduğum bir kitaptı. Açıkçası çok sevdiğim kısımlar da oldu ama bu yaş ortalamasındaki karakterlerin hikayelerini okumak artık bana heyecan vermiyor ne yazık ki... Halbuki ilk üç kitapta da karakterler bu yaşlardaydı ama o dönemden bu döneme okuma zevklerim değişti sanırım. 

Puanım : 5 üzerinden 3,5 


~~~*~~~
Bu dünyada uğruna savaşmaya değer tek insan oyken, ona neden bu kadar kötü davrandığımı bilmiyordum.
~~~*~~~




All Saints Lisesi Serisi


Kitabın adı    : Umutsuz Vari
Orijinal adı    : Damaged Goods
Yazarı           : L. J. Shen
Çevirmen       : Meryem Bülgüm
Seri Bilgisi     : All Saints High #4
Yayınevi        : Olimpos Yayınları
Sayfa sayısı   : 448



Kitabın tanıtım yazısı: 

Bailey kusursuz bir evlattı. Tatlı. Yardımsever. Güzel. Kontrol manyağı. Kusursuzdu ve asla çizgiyi aşmazdı. Belalı ablası Daria’nın tam tersiydi. Ama Juilliard’daki mükemmel yeteneği sönük bir vasatlığa dönüşünce hayatı eski bale ayakkabıları gibi paramparça olmaya başladı. Şimdilerde herkesin dilindeydi. Sorunlu çocuk. Bağımlı. Yakın arkadaşı Lev’in tanıdığı o kız değildi artık.

Lev, tam bir altın çocuktu, mükemmel biriydi. Futbol takımının kaptanı, gözde bir oyun kurucuydu. Güney Kaliforniya’nın en popüler çocuğu. Tüm gençlik klişelerinin vücut bulmuş hâli.

Ama sevmediği bir kız arkadaşı ve önemsemediği bir kariyer planıyla hayatta hiçbir amacı olmadan sürükleniyordu. Gerçekten önemsediği iki şey –Bailey ve pilot olma hayali ulaşamayacağı kadar uzaktı. Ama sonra başkalarının onun için seçtiği hayata çakılıp kalmak istemediğine karar verdi. Kendi kaderini belirlemek, annesinin ardında bıraktığı yıkıntının üzerine inşa ettikleri sahte imparatorluğu yerle bir etmek istiyordu.

















Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın