İthaki Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İthaki Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2023 Pazartesi

0 Joan He - Turnanın Soyu



~~~*~~~
Dünyadaki bütün hayatları değiştirmene imkan yok. Ama birini iki elinle tutup kaldırabilirsin, bu da yeter.
~~~*~~~
 

Bu sefer ki yorumum bir Çin Fantastiği yorumu olacak.

Çıktığında oldukça ilgimi çekmişti, konusu da ilgimi çekmişti ve açıkçası hiç denemediğim bir tür olduğu için de ne beklemem gerektiğini bilmeden aldım ve almasaydım diyerek okudum... hatta yarım bıraktım da denilebilinir. 

Açıkçası kitabı beklentiyle okudum ve hep şey diye düşündüm biraz daha dayan İnci, illaki kitap açılacak, akacak ve ilgi çekecektir ama ne yazık ki olmadı... Yani akmıyordu, ciddi anlamda iteleyerek okumaya çalıştım 3 gün çok direndim ve yok gitmiyordu. Kendime bu işkenceyi daha fazla yapmamak adına kitabı yarım bıraktım... 

28 Ocak 2021 Perşembe

4 Josh Malerman - Malorie (Bird Box #2)


~~~*~~~
"İlerleme kaydetmek için ölümü göze almışlar," dedi Tom. "Ölümcül hastalıkların pençesinde olsunlar ya da olmasınlar... asilce davranmışlar."
~~~*~~~


Kafes kitabını çok beğenmiştim ve Malorie çıkınca hemen aldım. Öyle muhteşem bir kitaptan sonra devam kitabını da aynı muhteşemlikte bekliyor insan ama ne yazık ki beklediğim gibi olmadı. Ve okumasam da olur diye düşündüm çünkü Kafes'i okuyup sevenlere diyeceğim tek şey Malorie kitabını Kafes ile asla kıyaslamayın çünkü beklediğinizi bulamazsınız. 

Direk yoruma daldım ama söylemeseydim içimde kalırdı. 

Josh Malerman'ın her kitabını olmasa da bazı kitaplarını sevdiğimi söylemeliyim. Değişik kurguları, olay döngüleri ve daha da önemlisi değişik duygu tarifleri var. Bu durumu bazen öyle kaleme alıyordu ki okurken aşırı derecede zevk alabiliyorsunuz. Bu tür kitaplarından biriydi benim için Kafes ve onun devamı olarak Malorie çıktığında aynı türde bir şeyler bekleyerek okumuştum ve ne yazık ki beklediğimi bulamadım. 

28 Eylül 2020 Pazartesi

0 Dizi Yorumu // Thomas Wheeler ve Frank Miller'ın Lanetli Kitabının Dizi Uyarlamasının Değerlendirilmesi


 

Uzun bir aradan sonra bir diziye daha  başladım ve bitirdim. Normalde dizilerde bütün sezonlar gelmeden, dizi bitmeden başlamam çünkü beklemekten nefret ederim ama bu diziye dayanamadım hemen başladım. Zaten bölümlerini de bir haftada bitirdim. Normalde oturup tek günde de bitirirdim belki ama her gün bir gölüm izleyerek ve bu günde artık bitmeli diyerek oturdum izledim ve diziyi bitirdim. 

Dizi Netflix'de yayınlanıyor şuanda oradan izleyebilirsiniz. Fragmanlardan ilgimi çekmişti izleyince de fark ettim ki tam benlik bir dizi... çünkü en sevdiğim şeyler var. Fantastik bir dünya, muhteşem yaratıklar, gizli sırlar, entrikalar, hafiften bir aşk ve daha da önemlisi hayran olduğum hikayelere ev sahipliği yapan Kral Arthur'un gençliği, Merlin ve Lancelot var... eeee böyle olunca da İnci izlemesinde de ne yapsın :)

Bu arada bu dizi de bir kitaptan uyarlama. İthaki Yayınları'ndan çıkan Lanetli kitabından uyarlandı diziye. 

19 Ağustos 2019 Pazartesi

0 John William Polidori - Vampir (Karanlık Kitaplık #16)


~~~*~~~
Yaşarken ölü olmak, bir mahkumiyettir.
~~*~~~

Karanlık Kitaplık'tan beklediğim türde bir kitap olduğunu söylemeliyim. Melezler kitabının fiyaskosundan sonra bu kitabı cidden sevdim. Beklentimi karşıladı ve aradığım buydu dedim. Hem kapağının güzelliğine hem de kurgunun iyiliğine vuruldum diyebilirim. 

John William Polidori, Villa Diodati buluşmalarından birinde oluşturulan bir hikayeydi Vampir. Ancak bu hikaye daha sonra Lord Byron adıyla basılıyor. Hikaye de sonrasında başlıyor zaten. Vampir kurgusu nerede başlayacak diyorsunuz ancak öyle bir noktada başlıyor ve sonunda öyle bir detay veriyor ki tam tadında bırakıyor kitabı.  

18 Ağustos 2019 Pazar

2 Stephen Graham Jones - Melezler (Karanlık Kitaplık #3)


~~~*~~~
Kasabada, normal bir hayatı olan olmamı istiyordu.
Ama biz kurtadamız.
~~~*~~~

Uzun zamandır İthaki Yayınları'nın Karanlık Kitaplık dizisini okumak istiyordum ve ilk olarak Melezler kitabıyla başladım. Bu diziye karşı beklentim çok yüksekti, isminden dolayı ürpertici, gerilim içerikli bekliyordum ancak bu kitapta ne yazık ki aradığımı bulamadım. 

Kitap, bir kurt adamın ergenlik dönemini ve dayısı, teyzesi ve dedesi ile olan ilişkisinden başlayıp hayatını konu alıyordu. Açıkçası kurt adam terimini duyunca aklımıza gelen aşk hikayelerinden olmayacağını biliyordum çünkü adı üzerinde Karanlık Kitaplık aşkın işi ne? Ama böylesine monoton ve tek düze bir hikaye de beklemiyordum. 

17 Ağustos 2019 Cumartesi

0 J. R. R. Tolkien - Beren ile Luthien


~~~*~~~
"Ah Beren, Beren!" diye duyuldu kızın 
çığlığı, "iş işten geçtikten sonra mı yoksa
buldum seni? Heyhat! Burada
uzanmış yatan, yerde, soylu ırkın en
soylusunu, beyhude yere kucaklıyor kederin!
Heyhat! Bir zamanlar kavuşmalarımız o kadar tatlı 
geçerken şimdi kavuşmamız için de mi olacaktı göz yaşları!"
~~~*~~~

Kitap çıktığından beri ilgimi çekmişti, gerek kapak tasarımı gerekse arka kapak yazısı ile... eee artık beni de tanıyorsunuz içerisinde aşk olan her şeyi severim özellikle de destanlara konu olmuşsa tam benliktir diye düşünerek çıktığı gibi aldım bu kitabı da. 

Ancak pek de beklediğim gibi çıkmadı ne yazık ki.

19 Şubat 2019 Salı

3 Josh Malerman - Kafes (Bird Box #1)


~~~*~~~
İnsanoğlu aslında korktuğu yaratığın ta kendisidir.
~~~*~~~

Neden ısrarla Josh Malerman okuyorum bilmiyorum ama hazır elimde varken kitapları okuyayım diye düşündüm ve bu sefer şansımı hem ülkemizde ilk çıkan kitabı hem de Netflix'de filmi yayınlanan kitabı olan Kafes ile denedim. 

Açıkçası insanların bu kitabı neden bu kadar çok övüp de göğe çıkardığını anladım çünkü harbiden iyiydi. Beklentimi düşük tutmuş ve diğer kitaplarından sonra bunda da sıkılacağımı düşünmüştüm ancak yazar beni yanılttı çünkü akıcı, merak uyandırıcı bir kitaptı ve elinden bırakamıyorsunuz kitabı. Hep sonrasında ne olacağının merakı içerisinde sayfaları çeviriyorsunuz. 

11 Şubat 2019 Pazartesi

12 Josh Malerman - Carol Gömülmeden


~~~*~~~
Ben komadayken dışarıdan bakan birine tepeden tırnağa... ölü görünüyorum. Kalbim neredeyse hiç atmıyor. Soluğum hiçbir aynayı buğulandırmıyor. Nabzım ise bir sümüklü böcek kadar yavaş. Etrafımdaki dünyayı duyabiliyorum ama hareket edemiyorum...
~~~*~~~

Ve bir Josh Malerman kitabı ile karşınızdayım. Biliyorsunuz Kafes kitabıyla gündeme damgasını vuran ve ardından filminin çekilmesiyle tekrardan gündeme gelen yazarın son kitabı Carol Gömülmeden raflarda yerini aldı. 

Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Kırmızı Piyano'yu okumuştum ve bu yazarın neden bu kadar abartıldığını anlamamıştım. Güzel bir kurgusu vardı ancak çok aşırı yavaş ilerliyordu. Hep bundan şikayetçi olmuştum. Bu kitap çıktığında instagramda devamlı güzel yorumlar okuyunca da dedim bir şans daha vereyim bakalım nasıl ve bir kez daha anladım ki bu yazar bence biraz fazla abartılıyor. 

25 Ağustos 2018 Cumartesi

3 Christopher Golden - Ağrı Dağı


~~~*~~~
Walker geminin bu rakımda karaya oturmasını açıklayabilecek tek bir din dışı teori bile duymuş değildi. 
Lakin oturmuştu işte.
~~~*~~~

Öncelikle, oldukça farklı ve değişik bir kurgusu olduğunu söylemeliyim. Eksikleri vardı benim nazarımda çünkü muhteşem değildi kitap. Ancak kurgu olarak cidden çok güzeldi.

Normalde okuduğum bir tür değil! Normalde elime aldığım bir tür bile değildi! Aslında içeriğinin böyle çıkacağını düşünmediğim için aldığımı da not düşeyim. 

Kitap kesinlikle, korku, gerilim türündeydi eğer bu türü sevmiyorsanız okumayın! Çünkü ben kitaba dair 'korku' kısmı için uyarılsaydım okumaya cesaret edemezdim. 

11 Mart 2018 Pazar

0 Josh Malerman - Kırmızı Piyano


~~~*~~~
"Yeni bir silahtan çok daha korkunç şeyler vardır."
"Ne gibi?"
"Onu yapabilecek türden insanlar gibi."
~~~*~~~

Veee adından fazlasıyla bahsettiren Josh Malerman'ın kurgularından biriyle tanıştım. Sevdim mi sevemedim mi kararsız olsam da bu kitapla ilgili uyarıldığım gerçeğini de dile getirmeliyim. Kafes en zirve kitabıymış bu yüzden diğer kitapları Kafes ile bir tutulmadan okunması gerektiği konusunda uyarıldığım için çok çok büyük beklentiyle başlamamıştım bu kitaba... yine de ne düşünmem gerektiği konusunda kararsız kaldığımı da söylemeliyim.

11 Eylül 2017 Pazartesi

0 Ruth Ware - 10 Numaralı Kamara


~~~*~~~
Bir anda hayatla bağının aslında ne kadar zayıf, güvenlik duvarlarının ise kağıttan ince olduğunu anlamanın nasıl bir duygu olduğunu biliyordum. 
~~~*~~~

Beni bilirsiniz genelde polisiye, gerilim ve gizem türünde romanları pek okumam. Ama okuduklarımdan da beni şaşırtacak bir son bekleyerek beklentim tavan yaparak okurum. İşte kelimenin tam anlamıyla beklentimi karşılayan ve beni şaşırtan bir kitaptı. 

Bayıldım ben bu kitaba!

Daha önce yazarın Kapkaranlık Ormanda kitabı çıkmış olmasına rağmen nedense kapağı falan tüylerimi ürpertmiş elimi kitaba uzatmama engel olmuştu ama bu kitap gerek konusu gerek ilgi çekici kapak tasarımıyla merakımı depreştirince okumadan geçemedim. 

16 Mart 2015 Pazartesi

1 Kitap Tanıtımları


Parodi Yayınları yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıkıyor. Dünya Edebiyatı denilen türden olan kitabın oldukça ilginç ve ilgi çekici bir konusu olduğu değişmez bir gerçek.

Kitabın adı    :  Olur Böyle B*ktan Şeyler
Orijinal adı    : Magnificent Vibration
Çevirmen       : Özlem Özarpacı
Yayınevi        : Parodi Yayınları
Sayfa Sayısı   : 328

Kitabın tanıtım yazısı:

“Hey Tanrım!
Bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?”


Hayatınızın en berbat günlerini yaşıyorsunuz. Tam olarak dibe vurmuş durumdasınız. Sonra aniden karşınıza bir telefon numarası çıkıyor. Arıyorsunuz. Telefonun diğer ucunda hiç tanımadığınız bir ses: Tanrı'nın sesi.
Muhtemelen bunun bir şaka olduğunu düşünüyorsunuz.
Ya da belki de delirdiğinizi.
Fakat bu ne bir şaka ne de siz keçileri kaçırdınız.
Sahi, o numarayı yeniden aramaya cesaret edebilir miydiniz?

“Konuşmamız gerek Tanrım. Aslında bunu çok daha önce yapmamız gerekirdi ama beni ciddiye almadığının farkındayım. Oradan nasıl göründüğü hakkında en ufak bir fikrim yok ama bilmeni isterim ki buradan bakıldığında işler pek de yolunda gitmiyor. 
Yani dünyayı diyorum.
Farkında mısın bilmiyorum ama boka batmış durumdayız.
Hey, sana söylüyorum, beni duyuyor musun? Ah hadi ama…
Kontör tam da bitecek zamanı buldu. Hey Tanrım, bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?”


“İnanılmaz yaratıcı…
Springfield âdeta şöyle diyor:
Emniyet kemerlerinizi bağlayın ve uçuşa hazır olun.” – Kirkus Reviews

“Büyüleyici, etkili, komik; bu kitap, en ilginç hikâyelerin hiç ama hiç beklenmedik yerlerden gelebileceğinin bir kanıtı.” – Booklist


İthaki Yayınları'nın yeni kitabı Trendeki Kız... daha kitap çıkmadan yapılan reklamlardan oldukça merak edilen bir kitap oldu. 

Kitabın adı    :  Trendeki Kız
Orijinal adı    : The Girl on the Train
Çevirmen       : Aslıhan Kuzucan
Yayınevi        : İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı   : 360

Kitabın tanıtım yazısı:

Sadece Amerika’da ilk 6 haftada 230.000 adet satıldı.
New York Times Çok Satanlar listesine, çıktığı hafta 1.sıradan giriş yaptı ve hâlâ 1.sırada.

Amazon ve Goodreads’de  Ocak 2015’in En İyi Kitabı seçildi.

Washington Post, iBooks Çok Satanlar listelerinde 1. Sırada.

Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

 “Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!” –S.J. Watson

“Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock’u.” –Terry Hayes

“Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman.” –Lisa Gardner

“Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!” –Publishers Weekly.

“Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar.”  –Kirkus

“Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor.” –Entertainment Weekly




22 Aralık 2014 Pazartesi

0 Glen Duncan - Son Kurtadam (The Last Werewolf #1)


Ne kitaptı be!

Resmen zihinlerde oturtulmuş olan kurtadam kriterlerini tekrar düşündürme modu yarattı! O, vahşi, canavar olarak gördüğümüz, korku filmlerine konu olmuş öldürme programlı yaratıklarında bir 'canlı' olarak hayatta kalma savaşı verdiklerini, onlarında duyguları olduklarını okumak... şaşırtıcıydı!

Jacob (Jake) Marlowe'un hayatı... Bu kitap, dünya üzerinde son kalmış olan bir kurtadamın hayatını anlatıyor! Duygularınıi dönüşüm geçirirken neler hissettiklerini, iç güdülerini, öldürmek zorunda olduklarında neler hissettiklerini...

18 Mayıs 2014 Pazar

1 Çekiliş Sonuçları: Aylin Ünal - İstanbul'un Gizli Büyücüleri


Merhabalar,

İthaki Yayınları'nın desteği ile yapmış olduğumuz çekilişimizin sonuna geldik. Kazanan 2 şanslı arkadaşımızı cekilisyap.com sitesinden yaptığımız çekiliş ile belirledik.

Kazanan arkadaşlarımı:


Kazanan arkadaşlarımızı tebrik ediyor ve keyifli okumalar diliyoruz. Kendilerine illekitap@hotmail.com adresinden mail göndererek iletişim bilgilerini isteyeceğiz. 2 gün içerisinde mailimize dönüş olmazsa hakları yedek talihlilerimize geçecektir.


İTHAKİ YAYINLARI'na destekleri için teşekkür ederiz.  



17 Mayıs 2014 Cumartesi

0 Aylin Ünal - İstanbul'un Gizli Büyücüleri


Bir Türk yazar ve beni oldukça şaşırtan, içine çeken ilginç bir kurguya sahip bir kitap.

"İstanbul'un Gizli Büyücüleri"

Eğer İstanbul'da oturuyor, İstiklal - Beyoğlu semalarında gezmişliğiniz tozmuşluğunuz varsa kesinlikle okuyun. Hem etkilenecek hem aşırı derecede ilginizi çekecek hem de bu yerlere bundan sonra gittiğinizde daha farklı gözle bakacaksınız.

Aylin Ünal...daha önce adını duymadığım bir yazar. Aslında yeni Türk yazar tanımaya pek hevesli değildim ama okuduğum her yeni yazarla Türk yazarlarımıza güvenim arttı ve dolayısıyla ön yargı olmadan okuyunca kitabı daha ayrı bir zevk aldım. Ayy konudan uzaklaşmaya başladım en iyisi yazarın diline değinip kitaba dair yorumuma devam edeyim :D

Yazarın dili sade, akıcı, konu gereği merak uyandırıcı ve bu türdeki bir konunun altından başarıyla kalkacak kadar da iyi! Okurken sıkılmadım ve okumaktan keyif aldım. Hatta zaman zaman kitabı okurken kafamı kaldırıp etrafıma bakma gereği duyacak kadar da etkisi altına aldı kitap beni.

Sizlere ne kitaba dair bir alıntı ne de detaylı bir konu açıklaması yapacağım. Bu kitap anlatılamaz, alıntılanamaz sadece okuyup kurgunun içine dahil olunabilinir.

Neden mi?

Çünkü gizli büyücüleri tanıtıyor, yaptıklarını anlatıyor ve sonunda da en büyük vurgunu yapıyor ve asıl baş karakter büyücüyü tanıtıyor!

Imm... beklediğimden daha farklı bir kitap çıktığını itiraf edeyim. Normal sıradan bir fantastik kurgu bekliyordum ve çok daha fazlasını bulmak beni hem şaşırttı hem de fazlasıyla hoşuma gitti!

Kitabı tavsiye eder miyim? Şaka mı? Tabi ki ediyorum... okuyun mutlaka! Cidden çevrenizdeki herkese çok farklı gözle bakabilirsiniz bu kitap sayesinde!

Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum :))

“ ‘İçinde yaşadığımız dünya yaşlı bir ağaçsa, İstanbul da o ağacın tam kalbinde durur. Bu nedenle İstanbul’da her ne olursa olsun, bundan tüm dünya etkilenir.’ Eski gizemciler, İstanbul’la ilgili böyle söyler. Kentte yaşayanlar bilir ki, şehir güzel yüzünü herkese göstermekten pek de hoşlanmaz. Koyu, karanlık, derin ormanların bağrında saklanmış bilge bir baykuştur İstanbul, ancak onu gören olmaz.’’ 
Giovanni Scognamillo ile beraber imza attığı Vampir Manifestoları ile Scognamillo hakkında hazırladığı Aşk ve Korku adlı kitaplardan tanıdığımız, Karanlığın Çocukları adlı radyo programını ilgiyle takip ettiğimiz yazar Aylin Ünal, bu kez merkezine İstanbul’u ve Galata’yı alan bir fantastik kurguyla çıkıyor karşımıza. İstanbullu büyücülerle yapılmış görüşmelerin hikâyeleriyle karşılaştığımız kitapta, belgesel ve kurgu, araştırma ve hayal gücü iç içe geçiyor.  
İstanbul’un Gizli Büyücüleri’nde, gerçekliğin satır aralarında kalan büyülü olayların ve şehrin sokak aralarında saklanan gizemli insanların öykülerini okuyacaksınız.