~~~*~~~
Yüzündeki cehennem ateşini ve havadaki kükürt kokusunu hissedebiliyordu ama bu koku ona taze gül kokusu gibi geliyordu.
~~~*~~~
Ayyy bir seriyi daha bitirdi bu okur. 😇 Historical romans türünde olan Royal Brotherhood Serisi'nin 3. ve son kitabıydı, bu kitapla da üç kardeşten sonuncusunu da okudum, seriyi mutlu mesut sonlandırdım.
Ömür Boyu Sürecek, ilk iki kitapta bolca adını duyduğumuz, okuduğumuz Gavin Byrne'ın kitabıydı. Kumarhane ya da başka bir deyişle centilmenler kulübü işleten adı çıkmış Gavin...
Seride genel olarak smut içerik olsa da genel olarak bu türde hep gördüğümüz dozda olduğu için rahatsız edici değildi bence, yine de bundan rahatsız oluyorsanız küçük bir uyarı geçeyim... Her ne kadar seri karakter serisi olsa da kurgusal bütünlük açısından sıralı okunması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü diğer karakterleri görüyorsunuz, onların hayatlarına hafiften imalar, dokunmalar okuyorsunuz... onları anlamak ve tanımak için sıralı okumanızı tavsiye ederim.
~~~*~~~
"Kadınlar, erkeklerin düşüncelerini değiştirmenin yolunu biliyorlar."
~~~*~~~

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; Haversham Markizi Leydi Christabel'in eşi Londra'ya her geldiğinde kumar oynayan, herkese borçlanan bir adam haline gelir. Öldüğünde de karısını yoksulluğun sınırında bırakır. Halbuki bir generalin kızı olan Christabel, her türlü hayat tarzında hayatta kalmaya alışık olsa da kocasına aşık olsa da kocasının da kendisini sevdiğini bilse de Londra'da duyduğu dedikodular sonrasında kocasına dair düşünceleri ve duyguları bir karmaşaya düşer. Üstelik prensin babasına emanet ettiği bazı mektupları kendisi saklarken kocasının onları borçları karşılığında sattığını öğrenir. Prens de bu durumu düzeltmesi için Christabel'e görev verir. Bu görevi yerine getirmek için de Gavin'e ihtiyacı vardır. Çünkü Gavin, o adamla yakın ilişki içerisinde, adamın düzenlediği kumar partilerinin baş davetlisi ve her şeyden önemlisi de adamın partneridir. Bu yüzden Christabel, Gavin'in metresi rolünde o kumar partisine davet edilmeli, evde mektupları aramalıdır. Bu durumun Gavin'e ödülü ise baronluk olacaktır. Ancak hesaba katmadıkları şey ise Gavin ile Christabel'in birbirlerine karşı olan çekimleridir. Çünkü Christabel, kocasından mahrum kaldığı her şeyi şuanda Gavin'den görmektedir. Kocasının ölümünden sonra hakkında duyduğu şeyler de duygusal karmaşasını yaşattığı dönemde Gavin'in ilgisi, tutkusu ve flörtöz tavırları genç kadının kalbinde aşkın filizlenmesine neden olur. Ancak Gavin, prensin gayri meşru çocuğu olması, bu herkes tarafından bilinirken prensin bunu reddetmesi ve Gavin'in acımasızca etiketlenmesi, annesini yaşadıkları evlilik ve ilişkiler konusunda oldukça duygusuz hale getirmiştir. Her ne kadar evliliği düşünmese de Christabel ile olan ilişkisinde metres rolü oynarken aralarındaki tutku, sahiplenme ve kıskançlık duyguları bütün benliğine akın ederken önlerindeki zorlu göreve odaklanmak zorunda olması da onu karmaşaya sürükler. Gavin bir yandan Christabel'i hayatında isterken diğer yandan prensten yaşadıkları için intikam almak istemektedir. Ancak Christabel ve babasının hayatı da ise o görev sonucunda şekillenecektir. Bütün bunlara karşılık ikili arasındaki aşk, intikam ateşine yenilmemek için güçlü bir savaşa girmek zorundadır. Çünkü Gavin, intikam almak isterse Christabel'i kaybedecektir. İntikamdan vazgeçmesi demek de yıllardır içinde büyüttüğü prense dair olan nefretini unutması demek olacaktır.
Öncelikle bu kitabı kaçıncı kez okuduğumu bilmiyorum... daha doğrusu seriyi... çok sevdiklerimden biri ve bu kitapta Draker'dan sonra en sevdiğim karakterin kitabı olmasından dolayı favorim diyebilirim.
~~~*~~~
Ona güvenmiyordu, onun yaptıklarını onaylamıyordu.
Onu son derece büyüleyici buluyordu.
~~~*~~~
Gavin'in küçüklüğünden beri yaşadıkları, maruz kaldığı acımasızlık, baş etmek zorunda kaldığı hayatta kalma savaşının sonucunda çok güzel bir hayat kurmuş kendine. Annesinin küçükken kaybetmenin eşinden dönmesi, o dönemler yaşadığı ithamlar, babası tarafından reddedilmesi, annesinin acımasızca yargılanması... sonrasında henüz küçük bir çocukken hayatta kalmayı öğrenme çabası, bir yer edinmek için çabalaması, annesine sahip çıkmak, bakabilmek ve iyi olduğundan emin olabilmek için her şeyi göze alması çok güzeldi. Belki prens oğlu olduğunu kabullense daha başka bir hayatı olabilirdi ama bu reddedilmek Gavin'in müthiş bir adam olmasına neden olduğu da bir gerçek. Çok acımasız bir dünyada hayatta kaldı, bedelini çok ağır ödedi belki ama sonucunda da öyle mükemmel bir adam oldu ki... herkesin istediği ama kimsenin ulaşamadığı bir adam gibiydi...

Christabel.... bir generalin kızı olarak tam bir asker, savaşçı kadındı. Babasının askerlerinden birine aşık olup, onunla evlenip Haversham Markizi olan genç kadın aslında aşık olduğu adamla evli olduğu için mutlu olurken diğer yandan da kocasının kendisini geride bırakıp Londra'ya gelmesi, orada kumar oynaması genç kadını duygusal olarak zorlar. Bir de kocasının ölümünden sonra da dedikodular kocasının metresi olduğunu duyması kendisini yetersiz hissetmesine ve kocasını hiç mutlu edemediğini düşünmesine neden olmaktadır. Bunlarla baş ederken bir de en güvendiği adamlardan biri olan kocasının babasının sırrı olan ve kendisinin sakladığı mektupları borcu için sattığını öğrendiğinde genç kadın iyice çaresizliğe düşer. Bu durumu Christabel tarafından güzel anlatılmıştı. Bu konularda detayları paylaşması, anlatması, hissiyatı güzel anlatılmış ve kurgulanmıştı.
Gavin ve Christabel'in diyalogları ve aralarındaki çekim, tutku ve aşk güzeldi. Hissettiren cinsten ve okunması keyifli olandandı. Ara ara atışmaları, aralarındaki kavgalar, kıskançlıklar ve sahiplenmeler de güzeldi. Alttan alttan laf sokmalar ve bunun sonucunda oluşan tutku da tam kıvamındaydı.
Gavin ve Christabel'in Stokely'nin partisine katılması, oradaki kar oyunun hırsı ve yarışları çok iyi kurgulanmıştı. Tam dozunda oyunlar anlatılırken dikkat, odaklanma ve bunun yanı sıra duygusallık da güzeldi.
Gavin'in ilk aşkı ve tek evlenme teklifi ettiği kadının da davetli olarak gelmesi, en büyük rakibinin de onun ortağı olması ortalığı karıştıran hamle olsa da Stokely'nin zekice hamleleri kitaba güzel hareket katmıştı.
~~~*~~~
Byrne, alçak biriymiş gibi konuşuyordu ama alaycı ruhunun bir yerine iyilik tohumları ekilmişti.
~~~*~~~
Gavin'in birkaç metresinin arasında Christabel'in masumluğu ve savunmasız sandıkları anda genç kadının da vurucu hamleler yapması süperdi.
Özellikle de Gavin'i il aşkı Anna ile konuşurken görmesi, Anna'nın bütün tekliflerini de savuştururken Christabel'in devreye girmesi, genç adamı savunması, koruması çok eğlenceliydi. O kısımları çok sevdiğimi söylemeliyim.
Gavin'in annesinin yaşadıkları çok vicdansızcaydı ama Gavin'in annesinin üzerine titremesi çok tatlıydı. Bütün o sert, kumarbaz, çapkın ve duygusuz kimliğinin altında müthiş bir adamın olduğunu gösterdi. Zaten annesi ile Christabel'i tanıştırması ve iki kadının arasındaki diyaloglar bence kitabın en yürek burkan, hüzünlendiren ama aynı zamanda Gavin'in en güzel tanıtan satırlardı.
Mektupları buldukları sahne... süperdi. Soluksuz okunan, merak uyandıran ve intikamla aşkın karşı karşıya geldiği en heyecanlı sahneydi.
Kitabın sonundaki o son bölüm tam da kitaba ve seriye yakışan bir sondu. Bütün kardeşler evli mutlu hayatlarına devam ediyor ve beraberler... çok güze bir kapanıştı. Çok sevdim.
Puanım : 5 üzerinden 4,5
~~~*~~~
Doğru olanı yapmalıydı. Yapmak zorundaydı. Bu Christabel'i kaybetmeyi göze alacağı bir kumar değildi.
~~~*~~~
Kitabın Adı : Ömür Boyu Sürecek
Orijinal Adı : One Night With A Prince
Yazar : Sabrina Jeffries
Çevirmen : Nur Çakmakkaya
Seri Bilgisi : Royal Brotherhood #3
Yayınevi : Epsilon
Sayfa Sayısı : 376
Türü : Historical Romans, Aşk Romanı, Romans
Konusu : Haversham Markizi, Leydi Christabel’in, onu mahvedebilecek bazı mektupları geri alması gerekmektedir. O kadar çaresizdir ki, bu mektuplara ulaşmak için, ünlü kumar kulübü sahibi Gavin Byrne’ın metresiymiş gibi davranarak onunla birlikte rezil bir ev partisine gitmeyi kabul eder. Ve Byrne’la, ondan gerçek bir metresin davranışları hakkında ders almak konusunda anlaşır ama bu derslerin sonradan ne kadar tehlikeli bir hal alabileceğini tahmin edemez.
Gavin da, kendi çıkarı için, gizlice mektupların peşine düşer. Amacı, henüz ufacık bir çocukken onu Londra’nın en kötü kenar mahallelerinde yaşamaya terk eden asil babasından intikam almaktır. Bu intikam planının yanı sıra, metres derslerinin başarılı ilerleyişinden de aşırı bir zevk almaktadır. Çok geçmeden bu güzel genç dulu yatağa atacağından şüphesi yoktur. Ama Gavin, birdenbire kendini Christabel’in baştan çıkarıcılığına hapsolmuş bir halde bulur. Genç adamı zorlu bir karar beklemektedir. Ya hayatı boyunca planladığı intikamı almaktan vazgeçecek, ya da kendini, bir intikamdan daha çok ihtiyaç duyduğu kadını korumaya adayacaktır.
“Aşk romanı seven herkes mutlaka Sabrina Jeffries’in eserlerini okumalı!” Lisa Kleypas
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın