~~~*~~~
Orada bir kafese tıkılmış olabilirdim. Kanatlarım kırılmış olabilirdi. Ama yine de uçabilirdim.
~~~*~~~
Bu okur hüzünlü... çok severek okuduğum bir seriyi daha sonlandırmanın hüznü içerisindeyim.
The Ruinous Love Trilogy Serisi'nin son kitabı Tırpan ve Serçe'yi de okudum ve bununla birlikte seri son buldu. Üç erkek kardeşin hayatlarını, hayatlarının gittiği yöndeki sebepleri ve kaçtıkları, kovaladıkları ama sonunda bir şekilde kendi gerçekleri ve aşklarıyla kavuşmalarının hikayesiydi.
Her ne kadar şiddet ve smut içerikleri olan bir kitap hatta seri olsa da geneline bakılınca keyifle okunan, sıkmayan, heyecanlandıran ve sonucunda da yüzünüzde bir gülümsemeyle bitirdiğiniz bir kitap-seri oldu benim için.
Bu tür kitapları seviyorsanız denemelisiniz bence.
~~~*~~~
Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; üç kitap boyunca tanıdığımız ve bir doktor olarak düzgün bir hayatı olan Fionn'ın hikayesini okuduk. Fionn, yerleştiği kasabada kendince hayatına devam eder. İşine gider, sorun çıkarmaz ve monoton bir şekilde bir döngüde olan hayatının tek eğlence kliniğine alt üst eden ve kaçan giren rakunla uğraşmak ve dahil olduğu tığ işi kadınların arasında tığ işini öğrenmektir. Rose ise, sirkte çalışan bir yerde kimsesiz olan, sirkteki kişileri ailesi, sirki evi saymış bir genç kadındır. Motorsiklet gösterileri ve tarot falı bakan Rose, bir gün sirke gelen bir kadının falına bakar. Kadının kocasından gördüğü psikolojik ve fiziksel şiddetten sonra kadının adamdan kaçamadığını görünce duruma el atmaya karar verir. Bir gece adama saldırır ama kendisinin de bu konuda deneyimi olmaması ve daha da önemlisi savunmasız olması sonucunda adamı her ne kadar yaralamayı başarsa da kendisi de yaralanır. Bacağı kırılan Rose, Fionn'ın kliniğine kadar gider, orada kendisini tedavi etmeyi amaçlarken bilincinin yerinde olmayışı ve gece yine kliniğe rakun girdi sanıp kontrole giden Fionn'a yakalanır. Fionn'un yardımlarıyla tedavi olan Rose bir süreliğine genç adamın evinde misafir olarak kalmaya başlar. Her ikisi de birbirlerinden etkilenmelerine karşın bir ilişkiden uzak durma çabaları birbirlerini tanımalarına, kimseyle paylaşmadıkları sırları paylaşmalarına ve birbirlerini anlamalarına sebep olur. Bir yerde ikilinin arasındaki cinsel çekim her ne kadar hem duygusal hem de fiziksel olarak çok güçlü olsa da arkadaşça da bağları güçlenmeye başlar. Sonucunda da birbirlerinden kopamaz hale gelirler. Çünkü içlerinde filizlenen aşk güçlenmeye de başlamıştır. Ancak Rose'un kadınlara böylesine şiddet göstereen kişilere karşı içinde barındırdığı nefret ve bir şeyler yapma çabası Fionn'ın bütün bu şiddetten uzak durma çabası ile birleşince ikili çıkmaza girer. Bunların arasına da Rose'un bacağının iyileşmesi, sirke dönme seçeneği ve daha da önemlisi yaptığı bir hatanın sonucunda Fionn'ın erkek kardeşi Lachlan'ın patronundan yardım istemek zorunda kalması ve genç adamın bir anlaşma sonucunda ikilinin yolları ayrılmak zorunda kalır. Bu şartlar altında aşkları da hayatları da geleceğe dair planları da askıya alınır. Büyük ve uzun bir ara verilen bu ilişki sonucunda tekrar bir araya gelecekler mi ya da yolları hepten ayrıldı mı?
~~~*~~~
O hissi hatırlıyordum. Endişe ve çaresizliğin insanın içini nasıl oyduğunu, insanı bomboş bıraktığını. Uyanık olunan her anın, tenin hemen altında bir nabız gibi atan, karanlıkta uğuldayan ikinci bir kalp atışı gibi nasıl kirletildiğini hatırlıyordum.
~~~*~~~
Öncelikle şunu söylemeliyim ki hikayelerini merak ediyordum ama ilk iki kitaptaki kurgunun etkileyiciliği, aksiyonu ve tutkulu aşkı bu kitapta yoktu bence. Bunu bilerek okuyun. Genelde ilk kitaplarda hissedilen o eksiklik, giriş kitabı olmasından kaynaklı olarak hissettirilen o durağanlık bu serinin son kitabı Tırpan ve Serçe'de vardı ne yazık ki. Belki de Lacklan ve Lark'ın hikayesinden sonra ben çok beklentiye girdim bu kitap için. Bilemiyorum...
Aslında Rose ve Fionn'u ikinci kitapta bolca gördük ve ikilinin yolları nasıl kesişti ve bu hale geldiler merak ediyordum da. Bunu okumak güzeldi de hoşuma gitti.
Fionn'ın içindeki o yardım sever adam, doktor olmanın getirdiği tavırlar ve kendisini erkek kardeşlerinin dahil olduğu o hayattan uzak tutma çabası ve hepsinden öte kendisini hep suçlu hissedip mükemmel olup Lachlan ve Rowan'ın kendisiyle gurur duyması için çabalaması çok güzel anlatılmıştı. Halbuki onlar Fionn'u olduğu adam haliyle çok seviyorlar...
Rose'un motosikletli olması kalbimi çaldı itiraf ediyorum. Kadınlara çok yakışıyor bence. Tarot detayları da ilgimi çekti. İnkar edemem severim ben tarot falını... eğlencesine baktırırım, çok inanmam ama keyifli de gelir. Geri Rose'un ki sınırları zorlarcasına gerçeği veriyordu ya neyse...
Rose'un kadınlara yardım etme çabası, bu uğurda kendine verdiği zararlar ve bir yerden sonra istemsizce Fionn'ın da olaylara dahil olması güzel kurgulanmıştı. Aslında pislikleri ve hak edenlere yapılmış hamlelerdi ama sonucunda suça suçla karşılık vermek bu durum... bu da bir gerçek.
Rose ve Fionn arasındaki diyaloglar çok eğlenceliydi. Hatta birbirleriyle takılmaları, laf atmaları çok güzeldi. Arkadaşça başlasa da ikisinin arasındaki çekim güzel anlatılmıştı. Hatta birbirlerine karşı dürüst olmalı, saklamamaları çok güzel detaylardı.
~~~*~~~
Rose'la karşılaştığımdan beri, teker teker hücrelerimi ele geçiriyormuş gibi, kalkanımı aşmış, düşüncelerimi istila etmişti.
~~~*~~~
Rose'un Matthew ile olan sınavı hem genç kadına hem de Fionn'a dert oldu resmen. Çünkü, adam resmen bela oldu kadına. Ama o da belasını buldu, bulurken de yine ikiliye verdi zararını. Onun yüzünden yolları ayrılmak zorunda kaldı.
Lark'ın kaçırılmasında ve Rose'un vurulduğu bir sahneyi ikinci kitapta okumuştuk. Bunda da bu detayları daha ayrıntılı okumak ve sonrasındaki olay döngüsü güzeldi. Rose'un hak ettiği kişi olabilmek için Fionn'ın çabalaması... aşkından vazgeçmeden onu sevmeye devam etmesi, yaşadıkları bu durum karşısında da yaptığı hamleler müthişti. Resmen aşık adam işte bu dedim.
Fionn ve Rose'un haricinde kitapta Rowan ve Sloane çifti ile Lachlan ve Lark çiftini de gördük. Özellikle sonlarına doğru... çok güzeldi onları aşk dolu ve beraber okumak.
Kitabın sonundaki bonus bölümler çok eğlenceliydi. Bütün kardeşleri mutlu ve birlikte görmek. Tam da seriye yakışan bir sondu diyebilirim. Kardeşlerin arasındaki iletişim ve sonucunda da her şeyi yoluna koymuş olmaları çok iyiydi.
~~~*~~~
"Başka birisi olmak için kendini bu kadar zorlaman gerek yok," dedim. Fionn gözlerime baktı. "Karanlığı ben de seviyorum."
~~~*~~~
Puanım : 5 üzerinden 4
The Ruinous Love Trilogy
Kitabın Adı : Tırpan ve Serçe
Orijinal Adı : Scythe and Sparrow
Yazar : Brynne Weaver
Çevirmen : Belgin Selen Haktanır
Seri Bilgisi : The Ruinous Love Trilogy #3
Yayınevi : Juno Kitap
Sayfa Sayısı : 400
Türü : Romans, Dark Romans, Gizem, Gerilim, Suç Kurgusu
Konusu : HER KIRIK KALP DİKİLEREK ONARILAMAZ
AŞK, İNTİKAM VE CİNAYET DOLU KARANLIK BİR ROMANTİK KOMEDİ
Doktor Fionn Kane, neredeyse nişanlanmak üzere olduğu eski sevgilisinden ve yaşamından
uzakta, Nebraska'nın küçük bir kasabasında huzurlu bir yaşam bulmayı ummaktadır. Kuralı ise basittir: Çok çalış ve romantik ilişkilerden kaç.
Silveria Sirki’nde motosiklet göstericisi olan Rose Evans ise yıllarını yollarda geçirmiştir ve bu hayat tam da ona göredir, özellikle de sahne ışıklarından uzaklaştığında içinde yükselen cinayet dürtüsünü bastırmak zorunda kalmadığında. Ancak bir cinayet girişimi ters gidip de bacağından sakatlanınca Rose kendini Nebraska’da, sevimli ve biraz da tuhaf olan kasaba doktorunun evinde bulur.
Bir yerde ne kadar uzun kalırsan, hayaletlerinin seni bulma ihtimali de o kadar artar.



Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın