Kitabın yorumu için tıklayınız!
"Küçükken hep bir adamın bana ceketini vermesini hayal ederdim."
Leo'nun gülümsemesi yüzüne yayıldı. "Gerçekten mi? Sen mi?"
"Evet, ben." Savunmacı bir tavırla göğsüne vurdum. "Özellikle sporcu ceketi olduğunu, adam benden çok hoşlandığı için onu temsil eden bir şeyi üzerime giymemi isteyecek kadar sahiplendiğini hayal ederdim."
Bu aptalca itirafımla yanaklarım kızarınca başımı iki yana salladım.
Hayalini kurduğum şeyin herhangi bir erkek olmadığın hatırladığımda aniden ayıldım.
O kişi Leo'ydu.
Zihnimin beni tekrar geçmişe bu kadar kolay geri götürmesi, son zamanlarda bunu çok sık yapması beni çileden çıkarıyordu. Bir şey söyleme fırsatı bulamadan Leo ayağa kalkıp dikkatle çatıya doğru ilerlemeye başladı.
"Ne yapıyorsun?"
Kaybolmadan önce omzunun üzerinden, "Hemen dönerim," diye seslendi.
Nefes verdim ve yalnız kaldığım süre uzadıkça gizlice içeri girmeyi düşünmeye başladım. Burada onunla olmak istemememden, kampüsteki herhangi bir kızla içeride takılabilecekken benimle burada olmasını sevmemden nefret ediyordum.
"Aptallık etme," diye kendimi azarladım. Çatıdan aşağıya indiğini, ellerinden destek alarak bana doğru geldiğini duyduğumda kazağını çıkarmak üzereydim.
Tam arkamı döndüğüm anda kocaman bir ceketi sırtıma sardı.
Sıradan bir ceket değildi.
Onun sporcu ceketiydi.
***

