Kitabın yorumu için tıklayınız!
"Ciddiyet sıfır. Senden asker olmazmış." Sözlerinin aksine yüzünde bir tebessümle başını iki yana salladı.
Dudaklarımı büktüm. Dediğini onaylar gibi başımı salladım. "Asker olmaz, evet. Amaaaa, ne olur biliyor musun?" 'Ama' derken sondaki 'a'yı uzatmış, heyecanla bağırmıştım. Aklıma çok önemli bir şey gelmiş gibi işaret parmağımı aramızda havaya kaldırdım.
"Benden çok güzel asker karısı olur!"
Gözlerimin parladığına, yüzümün aydınlandığına emindim ama söylediğimle birlikte benimkinin aksine Akın'ın gülen yüzü bir anda düşüt. Gözleri, binlerce anlamı barındıran bir derinlikte bakmaya başladı.
Yaptığım gafı toparlamak için bir kelimeyi ararken altında kıvrandım.
"Aa, şey. Aslında..." Devamını nasıl tamamlayacağımı bilemediğim kelimeleri Akın'ın dudakları susturdu. Kondurduğu ufak busenin hemen ardından burnunu burnuma değdirdi. Dudakları dudaklarıma sürtünüyordu. Karnımın içindeki kelebekler yeniden ortaya çıktı.
"Evet." Net, anlamlı bir sesi vardı. "Senden çok güzel olur. Senden bana, ölmemeye güzel sebep olur."
.jpeg)

.jpeg)

.jpeg)
