7 Ocak 2020 Salı

0 ALINTI // Büşra Toraman - Zincirlenmiş Kalpler (Amazon Efsanesi #1)


Amazon Efsaneleri Serisi'nin ilk kitabı Zincirlenmiş Kalpler'den birkaç yorumla geldim bu sefer de. Kitabı beğendiğimi söylemiştim size ve bir Türk yazarın neler başarabileceğini, nasıl kurgular yazabileceğini gösteriyor kendisi.

Böylesine güzel, akıcı ve güçlü kurguları yazan Türk yazarlara hayranım :)

Post-it yapıştırdığım ve es geçmeye kıyamadığım bir kaç alıntıyı sizlerle paylaşmadan gidemeyeceğim. Bu yüzden de bu postu hazırladım sizlere.

Öncelikle alıntılara geçmeden önce size serinin kitaplarını sırayla yazayım hemen :)


Amazon Efsaneleri Serisi


İkinci ve üçüncü kitapları da kısa zamanda okumayı planlıyorum :)

Şimdi alıntılarda sıra :)







"Seni takip ediyordum, çünkü katilin kim olduğunu biliyorum. Eğer seni bu kadar uğraştıran birini yakalamak için bir yabancıdan yardım istemiyorsan, bu senin kararın," dedi ellerini havaya kaldırarak alayla gülümserken. 

Gregg bu kadının gerçekten gülümseyip gülümsemediğini merak etti. Yüzünde hep bir şüphe, gözlerinin arkasında hep bir oyun kırıntısı vardı. Hareketleri alaycı, aynı zamanda fevriydi. Damarlarında uysal akan tek bir kan damlası bile yoktu. Bunu bakışlarından belli ediyordu.

"Katilin sen olduğunu düşündüğüm kısmını atladın."

"Katil ben değilim."

"Ve o kadar dürüstsün ki, asla yalan söylemezsin öyle mi?"

Aleka gülerken inanamıyormuş gibi başını salladı. "Eğer katil ben olsaydım, evine girmezdim. Beni görmüş olabilirsin ama yakalamadaki başarısızlığın göz önüne alırsak, buraya kendi isteğimle geldiğimi anlayabilirsin. İstersem şu anda kalkıp giderim ve sen beni durduramazsın."

"Bir daha düşün," dedi Gregg silahın namlusunu hafifçe oynatarak. 




**********




Bu amazon kadınlarının derdi neydi? Yardım etmeye çalışan, öldürmek isteyen, katil olan... Hepsi Gregg'in sabrını ölçmek için yarışır gibiydi. Sanki aralarında Gregg'in önce kim çıldırtacak yarışması düzenliyorlardı. Gregg'in bir sıralama yapması gerekse, Aleka'yı açık ara birinci ilan ederdi.




**********




"Susman için tek yapmam gereken, sana bir bıçak saplayıp sonra çıkarmaya çalışmammış demek ki." Aleka yeniden konuşacakken Grek bıçağı biraz daha çekince dişlerini sıkarak inledi. "Buna alışabilirim. Zor durumda olmasak eğlenceli bile sayılabilir."

"Lanet olsun, dedektif." dedi Aleka ağzından kanlar akarken. Gregg'in ensesini kavrayarak tırnaklarını batırdı. "Bu beni öldürmeyecek fakat canımın yandığı gerçeğini değiştirmiyor. Ayağa kalktığımda ilk yaptığım şey kıçını tekmelemek olacak.t

"Hayır, olmayacak. Çünkü senin için birini öldürdüm." Aleka gözlerini devirdiğinde Gregg kaşlarını kaldırdı. "İçinde üç kurşun ve bir avcı bıçağı varken gözlerini deviremezsin. Dişlerini sıkıp küfret. Bu daha uygun."




**********




"Herkesin doğrusu vardır ama gerçek bir tanedir. Bazen gerçeği bulmak için farklı doğruları denersin. Yanlıştır ama o an için sana dünyadaki her şeyden daha doğru görünür. Benim için de aynısı oldu."

"Peki yaptığın bu seçimin gerçek olduğuna emin misin? Ya bu da bir doğruysa?"

"Sanırım bunu zaman gösterecek."




**********




"Sen kafayı yemişsin!" diye bağırdı elini savurarak. "Tüm gün boyunca seninleydim ve yakınlaşmamızın ne kadar tehlikeli olduğunu anlattım."

"Kimyasal deney yapmayacağız. Sadece öpüşeceğiz," dedi Gregg başını ona doğru eğerken. aleka itiraz etmek için konuşacakken Gregg izin vermedi. "Gidiyorum, Aleka. Birkaç gün sonra burada tekrar buluşma planı yapmamız harika. Bu beni arkada bırakmadığını hissettiriyor. Her ne kadar durumu ciddiye almadığımı düşünüyorsan da, inan bana gerçekten ciddiye alıyorum. Ölüm riskinin çok fazla olduğunu biliyorum. Muhtemelen Koper olduğumun ve seninle gerçek bir ilişki yaşayamayacağımın da farkındayım. İşin aslını istersen, bir ilişki bile istemiyorum zaten."

"Ama yine de beni öpmek istiyorsun." dedi Aleka anlam veremeden. 

"Aynen öyle."




**********




Yüksek bir kütüğün üzerinde duran Aleka, başının hemen yanındaki ağaç dalını tutuyordu. İki yanındaki panterler uysalca kıvranarak saldırı emrini bekliyorlardı. 

"İhanet dedektif," dedi Aleka konuşmasını sağlamaya çalışarak. "Dürüstçe yapmanı istediğim tek şeydi."

"Senden daha gizli değildim, prenses." Gregg elindeki palayı tutarken Aleka'nın gözlerine bakıyordu. Öfkeyle parlayan gözleri cevap bekliyordu ama zaten bildiği şeyi aradığından habersizdi. "Sana aşkla ilgili bir şey söyledim mi kiç?" derken gözlerini ondan ayırmadan yana doğru yürümeye başladı.

"Aşk mı?" dedi Aleka ilk defa duymuş gibi kaşlarını çatarken. "Mantık gücünü düşürüp, bir çocuktan bile daha az yargı seviyesine indiğin anlamsız düşünce ve duygu yığınından mı söz ediyorsun? Sanırım, hayır," dedi omuzlarını silkerek. "Hiç bahsetmedin."

"Ah, bahsetmeliydim. Benim hatam."

"Konuyu nereye getirmeye çalışıyorsun?" dedi Aleka. Kütüğün üzerinden atlayıp, sırtındaki yayı önüne doğru getirdi. Gregg'e uyarı veriyordu. Hoşlanmadığım bir şey söyle de oku beynine yollayayım! "Anlamadığım ve gereksiz bulduğum bir duygu hakkında konuşarak ne elde edeceksin?" 

"Aşık olmak konusunda söylediğine katılıyorum. İnsanı aptallaştırıyor. O kadar aptallaştırıyor ki, gözünün önündeki şeyleri göremiyorsun," derken başını iki yana sallıyordu. "Şimdi düşünüyorum da, mutlaka birkaç işaret görmüş olmalıydım ama fark edemeyecek kadar kördüm. Belki de yaşadığım şeyin bozulmasını istemedim."

"Ne diyorsun?" dedi Aleka iyice sıkılarak. 

Gregg gözlerini birden ona çevirdi. Aleka bakışlarına karşılık verirken öfkesini ve nefretini saklamadı. Gregg de öyle. "Artık düşman takımlardayız, prenses."

"Hep öyle değil miydik zaten?"






Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın