28 Şubat 2021 Pazar

0 ALINTILAR // Aşkın Nur Karataş - Hırçın (Araf Serisi #1)

Sizlere Aşkın Nur Karataş'ın Araf Serisi'nin ilk kitabı olan Hırçın kitabından alıntılarla geldim. Kitabı henüz dün bitirdim ve beğendiğim kısımları paylaşmazsam olmazdı bu yüzden de bu başlığı yazıyorum. 

Yorumumda da belirtiğim gibi seri tamamen erotik aşk romanları kategorisinde yer alıyor dolayısıyla da bunu göz önüne alarak okuyun. 

Cinsellik kısmı baya detaylı anlatılmış ve yetişkin okur kitlesine hitap eden bir seri haline gelmiş. 

Bunun yanında kitap bir Rock grubunun aşklarını anlatıyor dolayısıyla Rockçıları konu alan kitaplar okumayı seviyorsanız - benim gibi - bu seriyi deneyin derim. 

Kitapların sıralaması aşağıda yer alıyor. 

 

Sıralamayı da verdiğime göre alıntılara geçebilirim :) 







"Ait olmadığın yerlere gitmek huyun mudur?" Luke bu sözden başka bir anlam çıkarmış gibi hafifçe gülümsedi. Tabi yanaklarındaki o çizgileri ortaya çıkaracak kadar derin bir gülümseme olmamıştı. Luz çit anlamı çözdü ve kızardığını hissetti. Aman Tanrım! Ne demişti öyle? Luke kararlı ve sert adımlarla Luz'a yaklaştı, tam önünde durarak sıklıkla yaptığı gibi onu kapıyla beden arasına hapsetti. Soluğu yine yüzündeydi, bu soluğu hissetmek bütün bedenine yayılan elektrik akımına neden oluyordu. Gözlerini kaçırmadı, Luke da öyle... 

"Evet, ait olmadığım yerlere gitmek gibi bir huyum var, Luz..." Luz nabız atışının kulaklarında hissediyordu. Luke biraz daha yaklaştı, şimdi ince tişörtünün altındaki sert bedeni Luz'un yumuşak bornozla örtülmüş bedenine değiyordu. 

"Ama bir baka huyum daha var. Ben girdiğim yerleri kendime ait yaparım. Orayı ele geçiririm..." Luz'un kulağına doğru eğildi, sıcak nefesi boynuna ve kulağına çarparken Luz sözcüklerin anlamını çözmüş etkisinden kurtulmak için çırpınıyordu.

"Girdiğim yer benimle öyle dolar ki en ufak bir hava boşluğu kalmaz..." 



*****


"Seni kıskanıyorum." Luz duraksadı, ne diyeceğini bilemiyordu. 

"Sahneye çıktığım içinse eğer..." Luke onun sözünü kesti. 

"Lanet sahnedeki harika performansınla alakası yok, Luz!" Bağırması üzerine kenarda sevişen çift dahi onlara odaklanmıştı. Aralarına çöken derin sessizlik ile ilgilerini kaybederek herkes işine dönmüştü. Luke etrafa baktıktan sonra Luz'a biraz daha yaklaşarak kulağına doğru fısıldadı. 

"Seninle ilgili... Avuçlarımdan kayacakmışsın gibi, bir şeylerin farkına varacakmışsın gibi..." Luz şaşkınlığını bir türlü atamıyordu. Luke gerçekten Luz'u kıskandığını mı söylüyordu? Yani şey anlamında... Tanrım!

"Hala anlamıyor musun, Luz?" Bir şeyler anlıyordu ama bu anladığı şeyler biraz imkansız şeylerdi. Olmaması gereken şeyler...

"Ne kadar muhteşem olduğunun farkına varmadan korkuyorum. Tüm bunların sana ağır gelmesinden ve değişmenden korkuyorum. O özelliğini yitirmenden korkuyorum."



*****


"Seni sev..." Luz kollarını adamın göğsüne dayayarak ittirdi. Cümlesini tamamlamasına izin vermedi. 

"Sakın, Luke! Sakın bana inanmak istediğim halde inanmamam gereken şeyler söyleme  cüretini gösterme." Luke bu sözlerle ellerini duvardan çekerek sinirle dolmuş olan kıza odaklandı. 

"Ben asla emin olmadığım bir şey söylemem, hele de böyle bir konuda." Kızın küçük beyaz elini yakalayarak avuçlarının içine hapsetti. Luz elini sertçe çekerek adamın elinden kurtardı.  

"Ben senden emin değilim, Luke. Beni ne kadar acıtabileceğini gördükten sonra sana güvenip inanmam mümkün değil. Canımı ne kadar yakacağını bile bile bunu yapamam. Artık yara alacak tek bir yerim kalmadı. Beni yaralayacağını bile bile kendimi senin kollarına atamam." Gözlerinden akmak için çırpınan yaşları geri gönderdi. 

"Benim kalbimin külleri hala sıcak, Luke. Onlar sönmeden bir ateşe daha atladım, az daha yine yanacaktım. Bu sefer bu ateş beni de beraberinde kül edecekti. Böyle kalsın, bu şekilde kalması ikimiz için de grup için de en doğrusu."



*****


"Neden bunu yapıyorsun?" Kollarının arasında duan kadının titremesi canını yaktı. Onu ne kadar üzdüğünü şimdi bir kuş gibi titrerken daha net anlıyordu. 

"Çünkü sana karıştım... Öylesine karıştım ki artık ayrılmamız mümkün değil. Kendimi ya da başkasını savunmaya gelmedim, Luz. Senin için savaşmaya geldim."


*****


"Kalp atışın, Luz." Luz gözlerini açtı. Kalp atışı hala kulaklarında uğulduyordu. 

"Kalp atışın dünyanın en güzel ritmi." Bu iltifatla daha hızlı atmaya başlayan kalbinin bu adama dayanamaycağını düşünüyordu. Luke onu aşk sorhoşu etmişti. 

"Luke King." Luke kafasını kaldırıp ona baktı. 

"Sen gerçek olamayacak kadar harikasın." Luke genç kadının dövmesinin üzerine dudaklarını dayadı, o noktayı öperken gözleri genç kadının ışıl ışıl parlayan gözlerindeydi. 

"Sen bir hayal gibisin. Bir genç kızın umutsuzca kurduğu hayal..." Genç adam gülümsedi. 

"Ben senin hayalinim, Luz Ortiz. Sen de hayalleri gerçek olan o kızsın. Hayallerini kaybetmiş ve bir daha hayal kurmamaya yemin etmiş bir adamı hayata döndüren kadın."









Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın